Diz Kireçlenme ( Gonartroz ) Hastalığında PRP ( trombositen zengin plazma ) tedavisi


Diz ağrısı, ortopedi polikliniklerinde en sık başvuru nedenlerinden biridir ve 50 yaş üzeri toplumlarda en

sık diz ağrısı nedeni diz kireçlenmesidir (gonartroz) .Travma kökenli ağrıları bir kenara koyduğumuzda ortalama yaşam süresinin artışı ve yoğun sportif aktiviteler eklem kıkırdak sorunlarında artışa neden olarak gonartroz oluşumunu giderek artan miktarda tetiklemektedir.



Diz kireçlenmesi; Diz eklemlerinin hareketine olanak sağlayan diz kıkırdağının çeşitli sebeplerle zayıflayıp yapısının bozulmasıdır. Bu bozulma hem zaman içinde diz eklem hareket açıklığının azalmasına ,kişinin yürümesini çok zorlaştıracak şekilde hayat kalitesini bozan ağrılara neden olmaktadır.

Uzun yıllar çözümsüz olan bu hastalıkta zaman içinde gelişen cerrahi tedavilerle günümüzde ağrısız bir çözüm sağlanabilmektedir.

Son yıllarda teknolojik gelişmelere parallel olarak insan vücudunun kendini iyleştirme potansiyelinden yararlanma,yani rejeneratif tedavi yaklaşımlarındaki gelişmeler bu hastalığınde erken dönem tedavilerinde de olumlu sonuçlar alınmasını sağlamıştır.

Bu tedavi yöntemlerinden günümüzde en popular olanı PRP uygulamasıdır.

PRP ; İngilizcede” PlateletRich Plasma” ifadesindeki kelimelerin baş harflerinden oluşan ve kişinin kendi kanından elde edilen bir biyolojik tedavi şeklidir. Trombositten zengin plazma (PRP) tedavisi , vücudun kendi kendini iyleştirme yeteneklerinden yararlanmayı hedefleyen yeni bir yöntemdir.

PRP ‘nin ana yapısını oluşturan trombositler aslında yaralanma durumlarında meydana gelen kanamayı durduran pıhtıyı oluşturan hücrelerdir. Fakat aynı zamanda bu hücreler dokuların onarılmasına ve iyileşmesine katkı sağlayan büyüme faktörleri içermektedir. Bu büyüme faktörleri active edildikleri zaman , vücudun kendi iyileşme mekanizmalarına destek olarak hasarlı dokularda tamire yardımcı olmaktadırlar


PRP’nin içeriğindeki etkili faktörlere bakarsak

*Platelet Derived Growth Factor (PDGF)

*Transforming Growth Factor (TGF)

*Platelet Factor4

*Platelet Derived Angiogenesis Factor(PDAF)

*Vascular Ebdotelial Growth Factor(VEGF)

*Epitelial Cell Growth Factor(ECGF)

*Epidermal Growth Factor

*İnsülin like Growth factor

*Osteokaalsin, Fibrinojen,Osteonectin,Vitronektin,Trombospondin-1(TSP-1), 5,6 PDGFdoku iyileşmesinde en fazla bilinen büyüme faktörleridir.


PRP nasıl elde edilir. ?


PRP tedavisinin en büyük avantajlarından biri elde edilme yöntemidir. Sadece sizden alınan bir tüp kan bu işlem için yaterli olmaktadır. Bu alınan kandaki trombosit dediğimiz biraz önce anlattığımız bu hücreler ayrıştırılarak. Trombositten zengin plazma sıvısı elde edilmektedir. Normalde 1 mililitre kan içinde ortalama 150-400.000 trombosit mevcut iken. PRP’de bu oran 1.000.000 üzerine çıkmaktadır. PRP ‘nin diğer bir avantajı da sessiz durumda olan lokal kök hücrelerinide aktive edebilmesidir ki ,bu da onu doğal bir ilaç tedavisi haline getirir.




PRP nasıl uygulanır

PRP’nin diğer en büyük avantajlarından biri de işlemin poliklinik şartlarında yapılabilir olmasıdır. Hastadan yukarıda anlattığımız şekilde bir tüp kan alındıktan sonra bu kan özel tüplerde inkübatörlerde ortalama 4 saat beklemekte sonrasında santrifüj işlemine tabi tutulmaktadır. İnkübasyon işlemi sırasında özel aktivatörlerle büyüme faktörlerinin daha çok artması sağlanmakta santrifüj işlemi ile de trombositler diğer kan hücrelerinden ayrılarak plazma sıvısı oluşturulmaktadır.

Daha sonra oluşturluan bu plazma sıvısı diz eklemine enjekte edilerek tedavi tamamlanmaktadır

Genellikle hastalığın derecesine göre 15 gün yada 3 hafta aralıklarla 2-3 doz önerilmektedir.




Hangi Diz kireçlenme hastaları bu işlem için uygundur. ?

Dizi kireçlenmeleri hastalığın durumuna göre 1den 4 ‘e kadar evrelendirilmektedir. 4 en ağır 1 ise başlangıç durumundaki diz kireçlenme hastalığıdır.

Tıbbi literatürde PRP uygulamalarının özellikle evre 1,2 hastalarda etkisinin çok iyi olduğu ,evre 3 hastalarda ise ağrı üzerine olumlu etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Evre 4 hastalarda ise en uygun seçenek PRP değil cerrahi diz protezi uygulamalarıdır.


PRP işlemi biyolojik bir tedavi olması itibari ile yan etkileri çok azdır.

PRP kimlere uygulanmaz ?


Ailesinde kanser öyküsü bulunanlara, kan sulandırıcı ilaç kullananlara, kan hastalığı olanlara, uygulama yapılacak bölgede enfeksiyon ve iltihap olanlara, hamilelere ve emzirenlere uygulama yapılmaz



Sonuç olarak PRP uygulaması diz kireçlenmesi durumunda kolay ulaşılabilir, uygulaması pratik, yan etkisi az, ağrıyı azaltan bir rejeneratif enjeksyon tedavisi yöntemidir. PRP enjeksyonu erken evre diz kireçlenmesi hastalarında diz fonksiyonlarını korumaya yardımcı olmakta ağrıları azaltarak kişinin hayat kalitesini arttırmaktadır.